Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘ŞİİR’ Kategorisi için Arşiv

ma soz dabu….

Ma sozek dabû
Me sozek dabu
Xweda yê Teala
dema got “elestu bi rabbikum”
Me digot “Bela”
Her Tu yî Xaliq
Her Tu yî Rebb!
Wî me cêkir ji bo ibadetê
ne ji bo milk û mal û serwetê
di şiklê Adem’da
em hatin dinyayê
me soz ji bîr kir xwe kir belayê
Wî qasid şandin me hişyar kirin
ji kufr û şerrê em xilas kirin
rojek hat Nebî [...]

Yazının Tamamını Oku »

Amentu

Amentu
Amentü
İnsan
eşref-i mahlûkattır derdi babam
bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman
bu söz asıl anlamını kavradı
geçti çıvgınların, çıbanların, reklamların arasından
geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı
kararmış rakamların yarıklarından sızarak
bu söz yüreğime kadar alçaldı
damar kesildi, kandır akacak
ama kan kesilince damardan sıcak
sımsıcak kelimeler boşandı
aşk için karnıma ve göğsüme
ölüm için yüreğime sürdüğüm ecza uçtu birden
aşk [...]

Yazının Tamamını Oku »

Ey Sarı Gök Bulutu Ey Izdırap Gülşeni
dön kendine, gözlerimi yüzünde
vur kendini kimsesiz yolara ömrünün
eysarı gök bulutu, ey ızdırap gülşeni
zaman definesini taşı dagarcığında
yoksa aşkı bir belelı vadiye çekersin
eline geçince ruhun dizginlerini
umudunu imkansız çöllere taşır ölüm
kumların dehşetine salar gezginlerini
efsunlu bir vahanın bağrına düşer ölüm
eteği neden yaslı keremsiz kalan dağın
hangi rüzgar kuruttu duygular tarlasını
ey sarı gök bulutu, ey [...]

Yazının Tamamını Oku »

işim acele

İşim Acele
Gökte zamansızlık hangi noktada?
Elindeyse yıldız yıldız hecele!
Hüküm yazılıyken kara tahtada
İnsan yine çare arar ecele!
Gençlik… Gelip geçti… bir günlük süstü;
Nefsim doymamaktan dünyaya küstü.
Eser darmadağın, emek yüzüstü;
Toplayın eşyamı, işim acele!
(1972)
Necip Fazıl Kısakürek

Yazının Tamamını Oku »

FİLİSTİNLİ ÇOCUKLAR…

…::FILISTIN´IN COCUKLARI::…
Cogu kez Gölgesinde Bomba kusan Tanklarin,
Ve altinda eli Tüfengli Adamlarin,
Coktan yitirmisler umudunu Yarinlarin,
Gündüz Karanliginda uyur FILISTIN´IN COCUKLARI…O Minicik Cocuklar ellerine Silah almasin,
Yavrular oynarken, analarin Gözü yolda kalmasin,
Calmasinlar en saf Hayalleri, oyuncaklari kaybolmasin,
Yoksa aglar sessizce FILISTIN´IN COCUKLARI…
Ufacik bir besikte sallar Anasi, uyur sandim,
Hickiriklari dinmez “ALLAHIM” der aglar, sasirdim,
Vurulmus Zalimce yedi Günlük bebegi, bakakaldim,
Birsey dügümlendi bogazimda, [...]

Yazının Tamamını Oku »

sizi bekliyor…

‘Tenimizi ezebilirsiniz ama ruhumuzu asla…
Bizi edebilirsiniz evimizden, tenimizden,
Ama dinimizden… asla
Çok şükür pişmanlık uğramadı semtimize…
Ya siz.
Ezeli pis hayvancıklar.
Neye yaradı işkenceniz…
Dünyanız kara ahiretiniz zift,
sizi bekliyor cehenneminiz!…’

Salih Mirzabeyoğlu

Yazının Tamamını Oku »

tepeden tırnaga yurek

Hayat sıkılmış bir yumruk gibi
sanki zaman ortaçağ
ve çiviliyoruz zulmün kahrını
yanına asıyoruz başörtülü bir fotoğrafı
burda beyazıt meydanında
çynar yaprağını dökerken
yorgun gölgeleri düşer taşlara
umut gözlü kyzlaryn
sevinçleri direniş
düşleri peygamber çiçeği döker
özgürlük günlerine
konuşsan birisiyle
başörtüye uzanan elin akıbetini
anlatır beni kaynuka yahudilerini
dinlenen zulmün sesi
bu memleketi
ihaneti
bunca inananları düşündüm
marazlı kalpleri, kalpteki lekeleri
yaz yağmuru gibi kesildi yardım elleri
güneş buluta girdi
haykırmasını öğrendi de parke taşlary
biz öğrenemedik, [...]

Yazının Tamamını Oku »

sitemim daglara

Umut ektik yarınlara
Yılmadık yürüdük
Dikenli yollarda
Sabırları büründük.
Sözüm sessiz çığlıklara
Yağmayan yağmurlara
Esmeyen rüzgarlara
Ve, sitemim dağlara.

Yusuf Meral

Yazının Tamamını Oku »

Ağlama Karanfil

Ağlama karanfil
Beni de ağlatma, sil gözyaşlarını…
Yeşerecek sevdan kutlu tohumlarla
Körpe dudaklarda
Aldırma söylenen o sözlere
Sen dağıt etrafa mis kokunu
Umudu, sevgiyi, özlemlerini
Ve hasretleri
Susadım karanfil
Çöllerde kavrulan kurumuş toprak gibi
Zincirler vurulmuş yemyeşil gövdene
Ben özgürlüğe hasret…

Yusuf Meral

Yazının Tamamını Oku »

SAKARYA TURKUSU

Sakarya Türküsü
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir
Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan [...]

Yazının Tamamını Oku »

« Daha Yeni Gönderiler - Önceki Yazılar»